Pamukkale.ioHierapolis ve ötesiGez & Gör
Hierapolis Apollon Tapınağı: Fay Hattı Üzerindeki Kutsal Alan
Hierapolis Apollon Tapınağı, rahiplerin gaz dumanlarını kehanet olarak yorumladığı bir fay hattı üzerinde yükseliyordu. Bugün geriye kalanlar ve tapınağın neden tam buraya inşa edildiğinin hikayesi.
Güncellendi

Hierapolis Apollon Tapınağı: Fay Hattı Üzerindeki Kutsal Alan
Hierapolis Apollon Tapınağı, kentin kurucusu kabul edilen tanrı adına inşa edilmiş, antik kentin dini merkeziydi. Bugün tapınaktan geriye bir taş platform, bir sıra sütun kaidesi ve hemen arkasında hala ince bir gaz sızıntısının çıktığı dar bir kaya yarığı kalmıştır. Bu yarık, tapınağın neden tam olarak buraya inşa edildiğinin de yanıtıdır. Burası rastgele seçilmiş, manzaralı bir arazi değil; doğrudan jeolojik bir fay hattının üzerindedir ve Hierapolis’i kuranlar bunu çok iyi biliyordu.
Rahipler neden başka bir yeri değil de burayı seçti?
Apollon, Hierapolis’te özel bir unvana sahipti: “Archegetes” yani Kurucu. Anadolu’nun pek çok yerinde Apollon’a tapınılırdı ancak burada kült, daha eski ve yerel bir tanrı olan Lairbenos ile birleşerek tapınağa hem Grek hem de Anadolu karakteri taşıyan çifte bir otorite kazandırdı. Bu önemliydi çünkü tapınak sadece adak bırakılan bir yer değildi. Çürüksu (Lycus) vadisinin altındaki derin fay hatlarından karbondioksit salan bir yer çatlağı olan Plutonium’un (Cehennem Kapısı) hemen yanına kurulmuştu. Gazın ağırlığı nedeniyle yere yakın birikmesinden faydalanarak başlarını dik tutup bayılmadan bu yarığın yakınında yürüyebilen rahipler, tanrı tarafından korunan kutsal kişiler olarak görülürdü. Hayatta kalmaları, güçlerinin kanıtı sayılırdı. Yarığa çok yaklaştırılan kurbanlık hayvanlar ise o kadar şanslı değildi; coğrafyacı Strabon gibi antik çağ ziyaretçileri, bu ölümcül gösteriyi güvenli bir mesafeden izlediklerini yazar. Tapınağın kehanet gücü, fay hattına rağmen değil, doğrudan fay hattı sayesinde var olmuştu.
Eski Plutonium çevresindeki bazı gaz cepleri bugün hala dikkat edilmesi gereken yoğunluklara ulaşabiliyor. Alandaki çitlerle çevrili bölgelerin bir sebebi var; bu yüzden ziyaretiniz sırasında göreceğiniz güncel güvenlik uyarılarını buradaki yazılardan daha öncelikli kabul etmenizi öneririz.
Hellenistik temeller ve Roma dönemindeki büyük değişim
Bugün ayakta kalan tapınak aslında tek bir yapı değil, üst üste binmiş iki farklı dönemin izidir. Kazılar, ilk kutsal alanın Hierapolis’in kuruluşundan kısa süre sonra, MÖ 3. yüzyılda, Hellenistik dönemde yapıldığını gösteriyor. O ilk yapı, dönemin küçük Anadolu tapınaklarına benzeyen, yerel taştan inşa edilmiş daha mütevazı bir tapınaktı. Bugün toprak üstünde gördüğümüz kalıntıların büyük kısmı ise MS 3. yüzyılda, Severuslar döneminde yapılan çok daha büyük bir Roma yeniden inşasına aittir. O dönemde Hierapolis, termal kaplıcaları ve tekstil ticareti sayesinde oldukça zenginleşmişti. Romalılar eski tapınağı sadece onarmakla kalmadılar; geniş bir kutsal alanı (temenos) çevreleyen Dor düzenindeki sütunları, anıtsal merdivenleri ve belki de bilerek zemindeki hareketlere dayanıklı tasarlanan güçlü temelleriyle yapıyı çok daha büyük bir ölçekte yeniden inşa ettiler.
Bugün ziyaretçilerin kolayca anlamlandırabildiği detayların çoğu, İtalyan Arkeoloji Heyeti’nin (MAIER) son yıllardaki restorasyon (anastylosis) çalışmalarına dayanıyor. Yıkılmış sütun tamburlarını ve başlıklarını etrafta moloz olarak bırakmak yerine titizlikle eski yerlerine koydular. Bu yavaş ve sabırlı çalışma, tapınağın bir nesil öncesine göre bugün çok daha anlaşılır olmasını sağlıyor. Yine de buranın aslıyla karıştırılacak bir yeniden yapımdan ziyade, iyi korunmuş bir harabe olduğunu akılda tutmak gerekir.
Tapınağı alanda nasıl bulabilirsiniz?
Apollon Tapınağı, yukarıdaki Hierapolis tiyatrosu ile aşağıdaki antik havuz arasındaki terasta yer alıyor. Bu konumu sayesinde, ekstra bir yürüyüş yapmak yerine rotanız üzerindeki doğal bir durak haline geliyor. Tiyatrodan aşağıya doğru inerken, havuzdan hemen önce tapınak platformuna ulaşırsınız. Çitlerle çevrili Plutonium yarığı da hemen yan taraftadır; durup bakmaya değer ama çok uzun süre çok yakınında zaman geçirmemek gerekir. Alanda çok fazla detaylı tabela bulunmadığından, buraya gelmeden önce hikayeyi bilmek baktığınız yeri anlamlandırmanızı kolaylaştırır. Aksi takdirde tapınak, Hierapolis’teki pek çok taş platformdan biri gibi görünebilir.
Antik kentin çalışma saatleri ve giriş ücretleri sıkça değiştiği için, güncel bilgileri bu yazıdan değil resmi kaynaklardan kontrol etmenizi öneririz. Sezonun en taze bilgileri için biletler, fiyatlar ve saatler rehberimize göz atabilirsiniz.
Eğer Apollon Tapınağı antik kentte ilginizi çeken ana noktaysa, burayı tek başına değil, kentin bütünüyle birlikte okumak çok daha keyifli olacaktır. Hierapolis antik kent rehberi, tapınağın, tiyatronun ve nekropolün bir ziyarette nasıl bir araya geldiğini anlatıyor. Harabeler arasındaki rotanızı planlamadan önce bu rehbere göz atmak iyi bir sonraki adım olabilir.
Bu yerler nerede
Mesafeler traverten girişinden. Bir işarete dokun, o yerin rehberi açılsın.
Haritadaki tüm yerler
- Antik Havuz (Kleopatra Havuzu)
- Pamukkale'nin traverten terasları
- Hierapolis Antik Kenti (Rehberi yakında) · 0,7 km travertenlerden
- Karahayıt: kırmızı termal kaynaklar · 5,1 km travertenlerden
- Laodikeia: vadinin karşısındaki antik kent · 9,9 km travertenlerden
- Denizli: Pamukkale'nin yanı başındaki çalışkan şehir · 15,9 km travertenlerden
- Tripolis: Menderes kıyısında neredeyse boş bir Roma kenti (Rehberi yakında) · 19,8 km travertenlerden
- Kaklık Mağarası: yeraltı Pamukkalesi · 24,2 km travertenlerden
- Çal Bağ Yolu: Pamukkale'den bir saat uzakta yüksek rakım şarabı (Rehberi yakında) · 29,6 km travertenlerden
Pamukkale turları ve günübirlik geziler
Planlama derdine girme. Aşağıdan bir tema seç; rehberli turları, balon turlarını ve günübirlik paketleri karşılaştır. Birçoğunda anında onay ve ücretsiz iptal.
- Pamukkale + Hierapolis günübirlik tur
- Sıcak hava balonu turu
- Gün batımı turu
- İzmir'den günübirlik
- Antalya'dan günübirlik
- Kleopatra antik havuzu
Yolun buraya mı düşüyor?Nasıl gidilir →